Faiz artırımı geç ama şiddetli olur

Merkez Bankası’nın, piyasada şu ana kadar olan beklentilerin tersine faiz artırımlarına geç ama sert bir şekilde başlaması bekleniyor. Uzmanlar, 4. çeyrekte ilk anda 125 baz puanlık bir artırım olabileceğini söylüyor.

Merkez Bankası’nın faiz artırımlarına geç ancak şiddetli bir şekilde başlaması bekleniyor. Merkez Bankası’nın piyasanın bir adım ötesinde bir duruşu olduğunu ortaya koyarak sürpriz bir faiz artırımı yapmasını bekleyen uzmanlar, ‘merkez’in enflasyonu ve büyüme rakamlarını göz ardı etmediğini, artırımlara 4. çeyrekte başlayabileceğini belirtiyor. Merkez’in faiz artırımlarının ilk aşamada şiddetinin ‘sert’, sonrasında ise yumuşak olacağını belirten uzmanlar, Avrupa ve ABD’de ise faiz artırımlarının basamak basamak başlayacağını düşünüyor.

Merkez Bankası’nın üzerindeki en önemli baskının enflasyon olduğunu belirten Anadolubank Hazine Grup Başkanı Tolga Şenefe, Merkez, bu durumdan ne kadar rahatsız olsa da dile getirmemeye çalışıyor. Ayrıca ekonominin toparlanması konusunda elinde ciddi bir referansı da yok dedi. Bu nedenle Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını teknik uygulamalarla kısa vadeli çözmeye çalıştığını kaydeden Şenefe, Ekonomide gerçek bir toparlanma ya da enflasyonda yüksek bir baskı görmediği sürece ‘merkez’in hızlı bir faiz artırımına gitmesi için bir neden yok. Bu yüzden faiz artırımlarının olabildiğince geç olması beni şaşırtmaz diye konuştu.

Piyasaları sakinleştirecek

Merkez piyasadan bir adım önde olduğu için piyasaları şaşırtması da gerektiğini ifade eden Şenefe, Piyasanın beklediği gibi 50′şer baz puan olmaktansa bir anda 125 baz puanlık bir artırım yaparak piyasaları sakinleştirebilir. İlk artırımı biraz daha şiddetli yapıp hızını yavaşlatabilir dedi. Avrupa Merkez Bankası’nın kolay kolay faiz artırımı yapmayacağını, ekonominin ve borç durumunun toparlanmasını bekleyeceğini belirten Şenefe, Avrupa’nın en az 12 ay bekleyeceğini, ABD’nin de buna bağlı olarak gecikeceğini söyledi. Şenefe, Avrupa ve ABD’nin enflasyon baskısı yaşamadığından faiz artırımlarını Türkiye gibi şiddetli yapmak yerine basamak basamak yapacağını söyledi. Merkez’in derdinin ne kadar enflasyon gibi gözükse de büyümeyi de hiç göz ardı etmediğini kaydeden Şenefe, Dünyadaki dalgalanmalar devam ederse belki, sadece 100 baz puanlık bir artırım yapar. Bu da 4. çeyrekte olur dedi.

150 baz puanlık artırım

Bu yıl Avrupa’da faiz artırımlarının gündeme gelmeyeceğini belirten Akbank Genel Müdür Yardımcısı Reşit Toygar, ABD’de ise son çeyreğe doğru artırım olabilir dedi. Dünya merkez bankalarının büyümeyi desteklemek için faizleri minimum seviyede tuttuğunu ifade eden Toygar, Ülkelerin üretim kapasiteleri, işgücü ve talepleri var. Merkez bankaları çok ciddi bir likidite veriyorlar sisteme fakat finansal sistemin içinden dışına çıkan bir şey yok. Yani ne bir ciddi yatırım ne de bir girişim. Bundan dolayı faiz düşük oldu, bu da enflasyona yol açar demek biraz yetersiz olur. Talep tarafı çok daha önemli diye konuştu.
İnsanlara iş imkânı yaratmadıkça, ücretler yükselmedikçe neden enflasyon olsun diyen Toygar, Büyüme de merkez bankaları için elbette önemli. Ama büyümede kopuk giden bir şey olmayacak. Üçüncü çeyrekte görülecek ki büyüme oranları düşecek dedi. Bu yılı Türkiye’nin yüzde 4,5 büyüme ile tamamlayacağını belirten Toygar, Büyüme sadece enflasyon yaratmaz. O büyümenin talep ve kapasite tarafından yarattığı baskı ve işçi ücretlerinin seyri de önemli dedi. Toygar, Merkez Bankası’nın bu yıl 150 baz puanlık bir artırım yapacağını düşündüğünü söyledi.

Yabancıların elinde bono yok

Reuters’e açıklama yapan Yapı Kredi Bankası Hazine Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Mert Yazıcıoğlu ise dünya merkez bankalarının büyümeyi desteklemek için faizleri minimum seviyede tutmaya çalışırken dolaşımdaki ‘bol para’nın enflasyonist etkisinin korku yarattığını söyledi. Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da dahil olmak üzere tüm merkez bankalarının faiz artırım sürecinin mümkün olduğu kadar geç ancak umulandan daha şiddetli olacağını söyledi.

Merkez bankaları her ne kadar enflasyona karşı tedbir almak istese de büyümenin önemli bir unsur olduğuna dikkat çeken Yazıcıoğlu, Dolayısıyla ‘merkez’, elinden geldiği kadar faiz artırımını geç yapmaya çalışacaktır. Piyasada 150 baz puan civarında artırım konuşuluyor ancak ne kadar geç yaparsa artırımın etkisi o kadar düşük olacağı için büyük basamaklarla artırması gerekecek, 25 baz puanlarla bir şey olmaz dedi.
Merkez’in çıkış stratejisini uygulamaya koyduğunu ancak buna paralel olarak global piyasalardaki sorunların devam ettiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, Merkez’in yurtiçindeki makroekonomik ya da finansal düzenle ilgili ne yapabilecekleri dışarıyla alakalı, dolayısıyla zamanlamasını bilmiyoruz dedi. Avrupa Birliği (AB) içindeki sorunların sadece Yunanistan ile sınırlı kalmayacağını vurgulayan Yazıcıoğlu, Bu, çok uzun vadeli bir kaldıracın azaltılması süreci ve devletler daha yeni konuşuluyor. Dolayısıyla içeride bono faizlerinin yüzde 9,20 seviyesinin altına kolay kolay geleceğini düşünmüyorum. Yukarı yön ise yurtdışıyla bağlantılı. Ama şanslıyız ki yabancıların elinde bono yok diye konuştu.
Pınar Sungur / REFERANS

Abonelik

Son dakika gelişmeleri e-posta adresinise ulaşsın ister misiniz ?

Merkez Bankası Döviz Kuru

Satış
Alış
AUD
1.3719
1.3630
CAD
1.4294
1.4230
CHF
1.4821
1.4726
DKK
0.2597
0.2584
EUR
1.9334
1.9241
GBP
2.3221
2.3100
JPY
1.7834
1.7716
KWD
5.2367
5.1686
NOK
0.2453
0.2436
SAR
0.4017
0.4010
SEK
0.2078
0.2057
USD
1.5066
1.4994
Son Güncelleme15:30 - 09/03/2010